İçeriğe geç
  • Dolar 49,3358
  • Euro 55,2068
  • Sterlin 65,4274
  • Bitcoin 4.076.505 ▼ %0,62

STK

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan: "28 Şubat'ın dersleri unutulmamalı, Azerbaycan'da başörtüsü kısıtlamalarına son verilmelidir"

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, Azerbaycan'da okullarda başörtüsü kullanımına yönelik kısıtlamalar ve bazı öğrencilerin derslere alınmadığına ilişkin haberler üzerine açıklama yaptı. Türkiye'nin 28 Şubat sürecinde yaşadığı hak ihlallerini hatırlatan Sudan, Azerbaycanlı yetkililere eğitim hakkı ve inanç özgürlüğünün korunması çağrısında bul

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, 12 Ekim 2026 tarihinde yaptığı yazılı açıklamada, Azerbaycan'da okullarda başörtüsü kullanımına yönelik kısıtlamalar ve bazı öğrencilerin derslere alınmadığına ilişkin haberleri değerlendirdi. Türkiye'nin 28 Şubat sürecinde yaşadığı hak ihlallerine dikkat çeken Sudan, Azerbaycanlı yetkililere başörtüsü nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi, Türkiye Cumhuriyeti'ne ise konunun diplomatik yollarla gündeme taşınması çağrısında bulundu.

"28 Şubat Sürecinde Yaşadıklarımız Binlerce Kadının Hafızasında Hâlâ Canlıdır"

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik ilişkilerinin temel hak ve özgürlükler konusunda da sorumluluk gerektirdiğini belirten DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, şu ifadeleri kullandı:

"Kardeşlik, yalnızca ortak geçmişi ve ortak sevinçleri paylaşmak değil, temel hak ve özgürlükler söz konusu olduğunda da birbirine karşı sorumluluk hissetmektir. Türkiye olarak 28 Şubat sürecinde yaşadıklarımız, başörtüsü nedeniyle eğitim hakkından mahrum bırakılan, mesleklerinden uzaklaştırılan, kamu görevlerinden ayrılmak zorunda kalan ve inançları üzerinden ayrımcılığa uğrayan binlerce kadının hafızasında hâlâ canlıdır. Bu süreç, bir kıyafet üzerinden insanların eğitim ve çalışma hayatlarının nasıl etkilenebileceğini gösteren acı bir tarihî tecrübedir. Bugün Azerbaycan'da okullarda başörtüsü kullanımına yönelik kısıtlamalar ve bazı öğrencilerin derslere alınmadığına ilişkin haberler, Türkiye'nin bu tecrübeyi yeniden hatırlamasını gerektirmektedir."

"Kardeşlik, Siyasi ve Diplomatik Dayanışmayla Sınırlı Kalmamalıdır"

Azerbaycan ile Türkiye arasındaki tarihî, kültürel ve stratejik bağlara işaret eden Sudan, kardeşlik ilişkisinin insan hakları alanındaki sorumlulukları da kapsaması gerektiğini vurguladı.

Sudan, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Azerbaycan, Türkiye'nin kardeş ülkesidir. İki ülke arasındaki ilişkiler tarihî, kültürel ve stratejik bağlarla güçlenmiştir. Ancak kardeşlik, yalnızca siyasi ve diplomatik dayanışma söylemiyle sınırlı kalmamalıdır. Kardeşlik, gerektiğinde birbirimizin temel hak ve özgürlükler konusunda daha kapsayıcı adımlar atmasına katkı sunabilmeyi de gerektirir."

"Laiklik, Din ve Vicdan Özgürlüğünün Kısıtlanmasını Haklı Kılmaz"

Azerbaycan'ın laik devlet yapısının din ve vicdan özgürlüğüne yönelik kısıtlamalara gerekçe oluşturamayacağını ifade eden DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, laiklik ilkesinin farklı inançlara eşit yaklaşımı ve temel hakların korunmasını gerektirdiğini belirtti.

Sudan, Azerbaycan Anayasası'ndaki güvencelere de dikkat çekerek şunları kaydetti:

"Azerbaycan'ın laik bir devlet olması, din ve vicdan özgürlüğünün kısıtlanmasını kendiliğinden haklı kılmaz. Laiklik, insanların inançlarını devlet baskısı altında yaşamaları değil; devletin farklı inançlara ve inançsızlığa eşit mesafede durabilmesi, herkesin temel haklarını güvence altına alabilmesidir. Azerbaycan Anayasası'nın 25. maddesi din temelinde ayrımcılığı yasaklamakta, 42. maddesi eğitim hakkını güvence altına almakta, 48. maddesi ise vicdan özgürlüğünü tanımaktadır. Bu güvencelerin, eğitim kurumlarındaki uygulamalarda da eksiksiz biçimde karşılık bulması gerekir."

"Bir Kız Çocuğunun Başörtüsü, Eğitim Hakkının Önüne Konulacak Bir Engel Değildir"

Okullarda ortak kıyafet kurallarının belirlenebileceğini ancak bu düzenlemelerin öğrencilerin eğitim hakkını engellememesi gerektiğini dile getiren Sudan, dinî inanç nedeniyle öğrencilerin derslerden uzaklaştırılmasının kabul edilemeyeceğini vurguladı.

Türkiye'nin 28 Şubat tecrübesinin bu konuda önemli dersler içerdiğini belirten Sudan, şu değerlendirmede bulundu:

"Elbette okullarda ortak kıyafet kuralları belirlenebilir. Ancak bu kurallar, bir öğrencinin dinî inancı doğrultusunda başını örtmesi nedeniyle eğitim hakkından mahrum bırakılmasına yol açmamalıdır. Çocukların eğitim hakkı ile ailelerin inanç ve değerleri arasında bir tercih yapmaya zorlanması, toplumsal güveni de zedeleyebilir. Türkiye'nin 28 Şubat tecrübesi burada önemli bir ders sunmaktadır: Bir kadının veya kız çocuğunun başörtüsü, eğitim hakkının önüne konulacak bir engel değildir. Devletin görevi, kadınlara ne giyeceklerini dayatmak değil; onların özgür, eşit ve güvenli biçimde eğitim alabilecekleri bir ortam sağlamaktır."

"Türkiye, Azerbaycan ile Yapıcı Bir Diplomatik Diyalog Yürütmelidir"

Türkiye Cumhuriyeti'nin Azerbaycan ile sahip olduğu güçlü diplomatik ilişkileri temel hak ve özgürlüklerin korunması yönünde değerlendirmesi gerektiğini belirten DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, iki ülke arasındaki ilişkilerin insan hakları temelinde güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Sudan, Türkiye'nin üstlenebileceği diplomatik role ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti'nin, Azerbaycan ile güçlü diplomatik ilişkilerini ve kardeşlik bağlarını kullanarak konuyu yapıcı bir diyalogla gündeme taşıması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye, Azerbaycan'ın egemenliğine ve kendi hukuk düzenine saygı çerçevesinde, eğitim hakkını ve din ve vicdan özgürlüğünü birlikte güvence altına alacak çözümlerin geliştirilmesine katkı sunabilir. Amacımız iki ülke arasındaki ilişkileri tartışmaya açmak değil; bu ilişkilerin insan hakları, karşılıklı anlayış ve ortak insani değerlerle daha da güçlenmesine katkıda bulunmaktır."

"Başörtüsü Nedeniyle Yaşanan Mağduriyetler Giderilmeli"

Açıklamasının son bölümünde Azerbaycanlı yetkililere doğrudan çağrıda bulunan Sudan, başörtüsü nedeniyle öğrencilerin eğitim hakkını engelleyen uygulamaların sonlandırılmasını ve kıyafet düzenlemelerinin temel hak ve özgürlükler çerçevesinde yeniden değerlendirilmesini istedi.

Sudan, çağrısını şu sözlerle dile getirdi:

"Azerbaycanlı yetkililere çağrımız nettir: Okullarda başörtüsü nedeniyle yaşanan mağduriyetler giderilmeli, öğrencilerin eğitim hakkını engelleyen uygulamalar sonlandırılmalı ve kıyafet düzenlemeleri temel hak ve özgürlükleri koruyacak biçimde yeniden değerlendirilmelidir."

"28 Şubat'ın Acı Tecrübesi Diplomatik Sorumluluğa Dönüştürülmelidir"

Türkiye Cumhuriyeti'ne de çağrıda bulunan Sudan, 28 Şubat sürecinden çıkarılan derslerin yalnızca geçmişe ilişkin değerlendirmelerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.

Sudan, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:

"Türkiye Cumhuriyeti'ne çağrımız da açıktır: 28 Şubat'ın acı tecrübesi yalnızca geçmişte yaşanan bir olay olarak hatırlanmamalı; benzer mağduriyetlerin başka ülkelerde yaşanmaması için diplomatik sorumluluğa dönüştürülmelidir. Çünkü kardeşlik, sessiz kalmak değil; incitmeden konuşabilmek, baskı kurmadan yol gösterebilmek ve ortak değerleri korumak için sorumluluk alabilmektir. İnanç özgürlüğü ile eğitim hakkı birbirinin karşıtı değildir. Hiçbir kız çocuğu, başörtüsü nedeniyle eğitiminden mahrum bırakılmamalıdır. Kardeşliğimizin, temel hak ve özgürlüklerin korunmasıyla daha da güçlenmesini diliyoruz."

Kaynak: Cumha

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…