İçeriğe geç

Menü

SiyasetCumhurbaşkanlığı
Bakanlıklar
TBMMSiyasi PartilerGenel Merkezİl / İlçe Başkanlıkları
KamuKamu KurumlarıMülki İdareValiliklerKaymakamlıklar
Güvenlik
STKToplum ve YaşamSivil Toplum Kuruluşları
Yerel YönetimlerBüyükşehir ve İllerİlçelerBelediyeMuhtar
Gündem
DünyaNATOUluslararası KuruluşlarBirleşmiş MilletlerAvrupa Birliği
Ekonomi
Yerel
Marmara
Ege
Akdeniz
İç Anadolu
Karadeniz
Doğu Anadolu
Güneydoğu Anadolu
Özel
SporFutbolBasketbolVoleybolHentbolGüreşAtletizmTenisYüzmeMotor SporlarıDövüş Sporları / BoksE-SporAmatör SporEngelli Sporları / Paralimpik
Teknoloji Künye Video TV Özel Haber Tanıtım
  • Dolar 49,3503 ▲ %0,18
  • Euro 55,2511 ▼ %0,26
  • Sterlin 65,2769 ▼ %0,15
  • Gram Altın 6.645,03 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,69 ▲ %3,12
  • BIST 100 12.235,64 ▲ %0,18

Gündem

'Fon düzenlemesi' Meclis'te! AK Parti Grup Başkanı Güler'den açıklamalar

AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında fon tasfiyesine yönelik kanun teklifinin çalışmalarını tamamladı.Teklifle, yatırımcıların haklarının mümkün olan en yüksek ölçüde ve süratle korunması, tasfiye ve geri kazanım işlemlerinin hukuki belirlilik, hesap verebilirlik ve kurumlar arası eş güdüm içinde yürütülmesi hedeflenecek.

"FİNANSAL SİSTEMDE DİRENÇ ÜST SEVİYEDE"

9 maddeden oluşan kanun teklifine ilişkin detayları AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler şöyle açıkladı;

"Makroekonomik istikrarımızın ve finansal sistemimizin direncinin de bu nedenle en üst seviyede olduğunu ifade ederim. Geçtiğimiz hafta açıklanan verilere göre ihracatta yılbaşından bu yana yüzde 5,2 artışla 311 milyar dolar seviyesine ulaşarak yeni bir rekor kırıldı. Eylül ayında 26 milyar dolarlık ihracat yaparak Cumhuriyet tarihimizin en yüksek eylül ayı ihracatına da ulaşmış olduk. Böylelikle 2026 yılının 5 ayında ihracat rekoru kırarak tarihi bir başarıya da imza atılmış oldu. Yıllıklandırılmış ihracatımız ise 287,3 milyar dolarla bugüne kadarki en yüksek seviyesine çıkmış oldu. Bölgemizdeki savaş ortamı ve küresel enerji fiyatlarındaki baskılara rağmen cari açığımızın millî gelire oranı yüzde 2,6 seviyesinde dengelenmiştir. Asrın felaketi olan 6 Şubat depremlerinin meydana getirdiği olumsuzluklar ve bunun neticesinde bugüne kadar harcadığımız 100 milyar dolar civarındaki harcama da dikkate alındığında, 2026 yılı itibarıyla bu harcamalara rağmen bütçe açığımızın millî gelire oranı yüzde 3 civarındadır. Merkez Bankamızın rezervleri dış şoklara karşı tam bir emniyet sağlarken bankacılık sektörümüz de yüksek sermaye yeterlilik oranlarıyla dünya standartlarında son derece güvenli ve güçlü bir yapıyı sergilemektedir. Dolayısıyla finans piyasalarımızın güçlü yapısı nedeniyle sermaye piyasalarında da herhangi bir olumsuz durum söz konusu olmamaktadır.

"BU VİRÜSÜ BÜNYEDEN SÖKÜP ATACAĞIZ"

Kıymetli basın mensupları, sermaye piyasalarımızın güvenilirliği, yatırımcılarımızın haklarının korunması ve mülkiyet hakkıyla beraber hukukun üstünlüğü temel önceliklerimiz arasındadır. Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarında yaşanan olağan dışı durumun, yatırımcıların ortak menfaatini gözeten adil ve şeffaf bir yöntemle çözüme kavuşturulması amacıyla özel bir kanuni düzenleme hazırlamış olduk. Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihinde müdahalede bulunduğu fonlar, piyasalarımızın genel resmini asla göstermemektedir. Nitekim rakamlar da bunu açıkça ortaya koymaktadır. Tasfiyedeki fonların toplam portföy büyüklüğü, hane halkımızın finansal varlıklarının yalnızca yüzde 2,4'üne tekabül etmektedir. Yine tasfiye hâlindeki 131 fon, sistemimizdeki toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6'sını oluşturmaktadır. Yani sorun, fon piyasasının belirli ve sınırlı bir alanında yaşanmıştır. Ama bu, buna sessiz kalacağımız, görmezden geleceğimiz veya sessizce izleyeceğimiz anlamına asla gelmemektedir. Tam tersine, üstüne gideceğiz, kararlılıkla mücadele edeceğiz, bu virüsü bünyeden söküp atacağız. İşte bu teklifimizle tam da bunu gerçekleştirmek istiyoruz. Bu, hastalıklı unsurların sermaye piyasası üzerindeki olumsuz etkisini ortadan kaldırmak ve bunları tasfiye etmek için de önemli bir adım olacaktır.

"HAZIRLADIĞIMIZ BU KANUN TEKLİFİ, SERMAYE PİYASALARIMIZ İÇİN GENEL VEYA SÜREKLİ BİR TASFİYE REJİMİ GETİRMEMEKTEDİR"

Meclis Başkanlığına sunduğumuz kanun teklifimizle piyasalarımızın sağlam gövdesini korumak, sermaye piyasalarımızı her türlü riskten arındırarak yoluna çok daha güvenli ve çok daha olumlu bir havada devam etmesini arzu ediyoruz. Biliyoruz ki Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen bu fonlarda yaşanan olağan dışı gelişmeler, klasik tasfiye usullerinin ötesinde, hak sahiplerini gözeten adil ve şeffaf özel bir hukuki çerçeveyi zorunlu kılmıştır. Burada bir hususu özellikle vurgulamak isterim. Hazırladığımız bu kanun teklifi, sermaye piyasalarımız için genel veya sürekli bir tasfiye rejimi getirmemektedir. Yalnızca Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarından, bu kanunun yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmamış olan fonlara özgü geçici ve istisnai bir düzenlemedir.

"ASLA HİÇBİR ŞEKİLDE KAMU KAYNAĞI KULLANILMAYACAKTIR"

Değerli basın mensupları, biraz sonra teklifimizin belli başlı ana metinlerini sizlerle paylaşacağım. Aziz milletimize ve kamuoyuna şunu ifade etmek isterim ki 9 maddeden oluşan bu kanun teklifimiz kapsamında, Fon İzleme ve Koordinasyon Kurulunun ve diğer kurumların sermaye piyasasına ilişkin alacağı kararlarda asla hiçbir şekilde kamu kaynağı kullanılmayacaktır ve bundan sonra da kullanılmasına izin verilmeyecektir. Bunu açık yüreklilikle ifade ediyoruz. Gerek bu kanun teklifimizde gerekse daha sonra sermaye piyasasına ilişkin alınacak kararlarda ne Hazineden bir katkı ne de başka bir kamu kaynağı bu süreçte kullanılacaktır. Fonların mevcut teminatları, gerek menkul gerek gayrimenkul varlıkları veya hisse senedi ve tahvil gibi diğer varlıklarıyla beraber, tasfiye süreci tamamen kendi varlıkları içerisinden yürütülecek ve sonuçlandırılacaktır.

Balcı ve Sevinç hakkında tutuklama talebi

KANUN TEKLİFİ MADDELERİ

Değerli basın mensupları, kanun teklifimizin birinci maddesiyle amaç, kapsam ve tanımlar bölümünde bunların ne anlama geldiği ve hedefin ne olduğu çok açık bir şekilde yazılmıştır. Geçici bir nitelik taşıdığı ve Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül tarihinde almış olduğu kararlar çerçevesinde bir tasfiye sürecinin yürütüleceği ifade edilmiştir. Tanımlar bölümünde belli başlı kavramlar kullandık. Bu kavramlarla beraber uygulamayı gerçekleştireceğiz.

Özellikle üçüncü madde kapsamında tasfiye iş ve işlemlerinin Sermaye Piyasası Kurulumuzun sıkı gözetim ve denetimi altında olmasını arzu ediyoruz. Merkezi Kayıt Kuruluşu, Takasbank, saklama ve dağıtım kurumlarının kayıtlarını birbiriyle mutabık hâle getirerek her bir fonun gerçek mal varlığını ve gerçek hak sahiplerini tek tek ve şeffaf bir şekilde belirliyoruz. Fonların portföyündeki varlıkların aceleyle ve değer kaybına yol açacak şekilde elden çıkarılması yerine mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi de hedeflenmiştir. Gerekli hâllerde Kurulun kararı ve denetimi altında hâkim ortağa satma hakkı, toptan satış, özel emir, geçici farklı fiyat marjı ve borsa dışı satış imkânlarından yararlanılmasının önü açılmaktadır.

Dördüncü maddemizde açıkça ifade edildiği gibi yatırımcılarımızın mağduriyetini önlemek amacıyla 1 milyon TL ara ödeme imkânı da sağlıyoruz. Bir diğer önemli düzenlemeyle fon varlıklarının tamamı henüz nakde dönüştürülmemişken yatırımcılarımıza ara ödeme yapılabilmesinin önünü açıyoruz. Teklifte, fon pay sahibinin fiilî nakit giriş ve çıkışlarını esas alan net yatırım tutarı üzerinden belirlenen koşullarla kişi başına en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılabilmesi öngörülmektedir. Bu tutar, herkese koşulsuz veya peşin ödenecek bir meblağ ya da nihai tazminat vaadi değildir. Dağıtılabilir nakdin yeterli olmaması hâlinde mevcut nakdin fon pay sahipleri arasında dağıtılması ve en fazla sayıda fon pay sahibine ödeme yapılmasını temin eden bir yöntem için Kurula yetki verilmesini de hedefliyoruz.

Beşinci maddemizde hukuka aykırı işlemlerde şahsi sorumluluk ve teminatlar aracılığıyla cebri tahsilat imkânı getiriyoruz. Teklifimizle gerçeğe aykırı değerler üzerinden fonlardan çıkış yaparak olağan piyasa koşullarının üzerinde getiri elde edenlerin ve fiyatı gerçeğe aykırı oluşmuş paylardan olağan dışı kazanç sağlayanların, objektif emsal getiriyi aşan tutarları gönüllülük esasına göre iade edebilmelerine de imkân tanıyoruz. Fon varlığından hukuka aykırı biçimde çıkarılan değerlerin geri kazanılması için de özel hükümler öngörüyoruz. Fonun kurucusu portföy yönetim şirketinin sorumluluğu esas alınmakta, tahsilatın ondan sağlanamadığı durumlarda ise sorumluluğu belirlenen diğer gerçek ve tüzel kişilere de başvurma imkânı getiriyoruz. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tespit edilen tutarların takibi ve tahsili, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yürütülecek ve amme alacaklarına 6183 sayılı Kanun'un hükümleri uygulanacaktır.

Kaynak: Milliyet

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…