İçeriğe geç
  • Dolar 49,3358
  • Euro 55,2068
  • Sterlin 65,4274
  • Bitcoin 4.073.802 ▼ %1,19

Gündem

Gıdanın 'Silikon Vadisi'nde hedef katma değerli ürün

Türkiye'nin önde gelen 10 üniversitesi bir araya gelerek, gıdada yenilikçi ve katma değerli ürünler geliştirmek amacıyla Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde 'Gıda İnovasyon Vadisi'nin kurulması için mutabakat imzaladı. Hedef; Türkiye'yi bilim ve teknolojiyle zenginleştirilmiş ürün ihraç eden bir ülkeye dönüştürmek.

Gıdanın 'Silikon Vadisi'nde hedef katma değerli ürün

Türkiye'nin önde gelen 10 üniversitesi bir araya gelerek, gıdada yenilikçi ve katma değerli ürünler geliştirmek amacıyla Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde 'Gıda İnovasyon Vadisi'nin kurulması için mutabakat imzaladı. Hedef; Türkiye'yi bilim ve teknolojiyle zenginleştirilmiş ürün ihraç eden bir ülkeye dönüştürmek.

Mehmet H. GÜLEL

Geçtiğimiz hafta Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen 5. Gıda İnovasyon Zirvesi'nde önemli bir mutabakata imza atıldı.

10 üniversite bir araya gelerek Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde gıdanın 'Silikon Vadisi' olarak nitelendirilen 'Gıda İnovasyon Vadisi'nin kurulması için mutabakat imzaladı. Hedef; bilim ve teknolojiyle zenginleştirilmiş markalaşmış ürünler üretmek ve merkezin ortaya çıkaracağı projelerle Türkiye'yi ham madde ihraç eden bir konumdan çıkararak katma değerli ürün ihraç eden bir ülkeye dönüştürmek. Söz konusu merkezin sekretaryasını Gıda, İçecek ve Tarım Politikaları Araştırma Merkezi (GİFT) yürütecek. Üniversitelerin araştırma altyapıları, akademik birikimi ve sanayinin üretim kapasitesi ortak ürün geliştirme çalışmalarında buluşturulacak.

Mutabakata imza atan 10 üniversite ise şunlardan oluşuyor: Ankara Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi.

"Gıda savunması milli bir mesele"

Gıda İnovasyon Vadisi'nin koordinatörlüğünü ise ODTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hami Alpas üstlendi. İmza töreninde konuşan Alpas, oluşumun atipik ve zor bir organizasyon olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yıllar önce Ulusal Gıda Teknoloji Platformu ile başlayan; Ar-Ge'den Ür-Ge'ye ve hızla katma değerli ürün geliştirmek üzere büyük bir şevkle hep beraber çalışacağımız bir yapı.

STK'lar, endüstri ve kamu tüm katmanlarıyla bu organizasyonun içinde. Kapı herkese açık. Tüketicinin ihtiyaçları doğrultusunda güvenli, inovatif ve yenilikçi ürünleri üniversitelerin Ar-Ge gücüyle sanayiciler birlikte tasarlayacak. Dolayısıyla işimiz çok ve bütün kurumlar da bunu destekliyor.

Umuyoruz hızla bu yapı yenilikçi ürünleri, önce tüm Türk halkına, sonra da uluslararası pazara sunacaktır. Gıda savunması milli bir mesele. Cari açığı kapatan bir sektöre el birliğiyle destek olmak üzere meslektaşlarımız ve öğrencilerimizle biz göreve hazırız." Üniversitelerin bağımsız yürüttüğü araştırmaların ortak projelere dönüştürülmesinin amaçlandığını ifade eden Alpas, ilk bir yıl içinde tüketici ihtiyaçlarına yönelik fonksiyonel ve sağlıklı gıda ürünleri geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Vadi bir ekosistem olarak tasarlandı

Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fazıl Önder Sönmez, değerli üniversite ortaklarıyla güçlü bir kurumsal yapıyı oluşturarak tarihi bir adımı birlikte attıklarını belirterek, "Gıda İnovasyon Vadisi ile ülkemizi hammadde ihraç eden bir konumdan çıkararak bilim ve teknolojiyle zenginleştirilmiş, markalaşmış ve yüksek katma değerli gıda ürünü ihraç eden bir ülkeye dönüştürmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.

"GİFT olarak rolümüz katalizör olmak"

Bu kadar üniversitenin bir araya gelmesinin çok kıymetli olduğuna dikkat çeken GİFT Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Samet Serttaş, "Biz GİFT olarak bundan sonraki rolümüzün katalizör olmak olduğunu düşünüyoruz. Asıl araştırmayı yapacak, üniversiteler ve kıymetli akademisyenler. Hocalarımız 'Bir sonraki yıl buraya dosyayla değil, ürünle çıkacağız' dediler. Bir sonraki yıl burada ürünle beraber karşınızda olacağız" dedi.

Migros'tan 10 bin büyükbaş kapasiteli çiftlik

Migros, et ırkı damızlık hayvan yetiştiriciliğini desteklemek, yerli besilik hayvan varlığını artırmak ve kırmızı et üretiminde sürdürülebilir büyümeye katkı sağlamak amacıyla Aydın'ın Koçarlı ilçesinde "Migros Et Irkı Damızlık Hayvan Çiftliği"ni hizmete açtı. 10 bin büyükbaş hayvan kapasitesine ulaşabilen çiftlik, Türkiye'de et ırkı damızlık hayvan varlığının artırılmasına yönelik uzun vadeli bir üretim modeli ortaya koyuyor.

Migros Et Irkı Damızlık Hayvan Çiftliği'ne ilk etapta 3 bin 600 adet Angus ve Hereford et ırkı anaç sığır getirilerek verimliliği ve dayanıklılığı yüksek ırklar için üretime başlandı. Damızlık hayvanlardan ilk dönemde 600 buzağı doğumu gerçekleşti. Çiftlikte gebe hayvan sayısı hızla artırılarak yıllık 5 bin adet buzağı üretimi kapasitesiyle sürdürülebilir bir yapı oluşturuluyor.

140 bin metrekarelik alanda üretim yapılıyor

Tesis, toplam 140 bin metrekarelik operasyon alanı üzerine kurulan 9 milyon euro değerinde. Yılda 40 bin ton dana ve kuzu etini müşterileriyle buluşturduklarını kaydeden Migros Grubu Pazarlama İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur, "Türkiye'nin dört bir yanındaki yetiştiricilerimizden yılda yaklaşık 600 bin küçükbaş ve 100 bin büyükbaş hayvan tedarik ediyoruz. Çiftliğimiz, ölçeğiyle bu yatırımın kırmızı et üretiminde Türkiye'ye kalıcı bir değer sağlayacağına inanıyoruz" dedi.

Cihangir Şirketler Grubu'ndan tarımda stratejik yatırım atağı

Afyonkarahisar'ın Çobanlar ilçesinde 800 bin metrekarelik jeotermal sera projesiyle teknoloji, sürdürülebilir enerji ve ihracat odaklı üretim bir araya geliyor.

Çobanlar ilçesinde hayata geçirilen "Cihangir Teknolojik Jeotermal Topraksız Tarım Sera Projesi" Cihangir Şirketler Grubu'nun tarım ve gıda alanındaki uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Etaplar halinde geliştirilen projede modern seracılık teknolojileri, jeotermal enerji ve kontrollü üretim yöntemlerinin birlikte kullanılması hedefleniyor.

Yatırımın yalnızca yeni bir üretim tesisi olarak değerlendirmediklerini belirten Cihangir Tarım ve Gıda Grubu CEO'su Ersan Cihangir, "50 yılı aşkın ticari geçmişe sahip Cihangir Şirketler Grubu olarak, tarımı geleceğin en stratejik sektörlerinden biri olarak görüyoruz.

Afyonkarahisar'da hayata geçirdiğimiz bu yatırımla teknoloji ve sürdürülebilir enerjiyi bir araya getirerek uluslararası pazarlarda rekabet edebilecek güçlü bir üretim modeli oluşturmayı hedefliyoruz. Bizim için önemli olan yalnızca büyük bir yatırım yapmak değil; doğru teknolojiyle, yüksek verimlilikle ve sürdürülebilir bir anlayışla uzun vadeli değer yaratmak" dedi.

Üretimde hedef: yüksek kalite ve uluslararası pazarlar

Projenin ilk etabında yaklaşık 64 bin metrekarelik kapalı sera alanı planlanırken, bunun yaklaşık 60 bin metrekarelik bölümünde üretim yapılması öngörülüyor. Tesiste yüksek kaliteli salkım domates yetiştirilmesi ve üretimin önemli bir bölümünün başta Avrupa olmak üzere uluslararası pazarlara sunulması hedefleniyor.

Kontrollü sulama ve bitki besleme uygulamalarıyla kaynak kullanımında verimlilik ve ürün kalitesinde süreklilik amaçlanıyor. İhracat vizyonlarını aktaran Ersan Cihangir, "Geçmişten gelen ticari birikimimizi geleceğin üretim teknolojileriyle buluşturuyoruz. Tarım ve gıda sektörünü grubumuzun uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli yapı taşlarından biri olarak konumlandırıyoruz. Hedefimiz yalnızca üretim yapmak değil, uluslararası pazarlarda güvenilir ve rekabetçi bir Türk tarım markası oluşturmak" diye konuştu.

İlk etapta üretime hazırlık sürüyor

İlk etap sera inşaatının tamamlanmasının ardından temizlik, dezenfeksiyon ve üretime hazırlık çalışmalarının yürütülmesi planlandığını kaydeden Ersan Cihangir, "Mevcut hedeflerimiz doğrultusunda 2026 yılının son çeyreğinde fide dikimine geçilmesi, ilk hasadın ise 2027 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirilmesini öngörüyoruz. Projeyi sonraki etaplarla büyütülmeyi hedefliyor; uygulama takvimi teknik ve operasyonel hazırlıklara göre şekillendireceğiz" açıklamasında bulundu.

Çobanlar'da kalıcı ekonomik değer ve istihdam sağlayacak

Yatırımlarının üretim kapasitesinin yanı sıra lojistik, ambalaj, teknik hizmetler ve diğer yan sektörlerde ekonomik hareketlilik yaratması beklediklerini ifade eden Ersan Cihangir, "Grup olarak özellikle kadınlar ve gençler için nitelikli istihdam olanaklarının gelişmesini ve bölgedeki modern tarım ekosisteminin güçlenmesini amaçlıyoruz. Çobanlar'ın jeotermal potansiyelini üretime, istihdama ve sürdürülebilir ekonomik değere dönüştürmek istiyoruz. Afyonkarahisar'ın teknolojik seracılıkta önemli üretim merkezlerinden biri haline gelmesine katkı sağlamak en önemli hedeflerimiz arasında" dedi.

Kaynak: Dunya

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…