İçeriğe geç
  • Dolar 49,3929
  • Euro 55,3027
  • Sterlin 65,6314
  • Bitcoin 4.049.413 ▼ %1,87

Dünya

"Karanlık enerji" için yeni umut, evrenin uzak geçmişinden gelen bu zayıf parıltı mı?

Evrenin ivmelenerek genişlemesinin arkasındaki itici güç olan gizemli "karanlık enerji"nin doğasını çözümlemek için, kainatın uzak geçmişindeki hidrojenin sönük radyo parıltısı umut ışığı oldu.

Hidrojen, kozmostaki çok bulunan element olabilir ancak bilim insanları bunu şimdi eşi benzeri olmayan bir amaç için kullanıyor.

Evrenin ivmelenerek genişlemesinin arkasındaki itici güç olan gizemli "karanlık enerji"nin doğasını çözümlemek için, kainatın uzak geçmişindeki hidrojenin sönük radyo parıltısı umut ışığı olmuş durumda.

"Kanada Hidrojen Yoğunluğu Haritalama Deneyi" (CHIME) projesi için çalışan bilim insanlarının bu parıltıyı keşfetmesiyle gündeme gelen yeni yaklaşım, karanlık enerjiyi incelemek için daha hızlı ve çok daha ucuz bir yol sunmakla kalmıyor, aynı zamanda CHIME için de büyük bir kilometre taşı oluşturuyor.

CHIME cihazI özellikle karanlık enerjiyi ve onun her yere yayılan etkisini araştırmak için tasarlanmıştı.

EVRENİMİZİN YÜZDE 70'İNİ OLUŞTURUYOR

Bilim insanları yaklaşık 25 yıldır, evrenin genişleme hızının "karanlık enerji" adlı gizemli bir kuvvet tarafından artırıldığını kabul ediyor. Bu görüş, uzak galaksilere olan mesafeleri ölçmek için kullanılan süpernova gözlemlerine dayanıyor ve 2011'de Nobel Fizik Ödülü'yle taçlandırılmıştı.

Karanlık enerji evrenimizin yaklaşık yüzde 70'ini oluşturuyor ve 13,8 milyar yıl önce Büyük Patlama'nın ardından kozmosun büyümesini yönlendirdiği düşünülüyor. Ancak bu gizemli gücün tam olarak nereden geldiği ise belirsizliğini koruyor.

"DÜNYA'NIN SONU" TEORİLERİ

Dünya'nın sonunun nasıl ve ne zaman geleceği de yüz yıllardır merak konusu. Bilim insanları, birkaç olasılık üzerinde duruyor. Karanlık enerjinin tükenmeye başlaması ile birlikte evrenin kendi içerisine çöktüğü "Büyük Çökme" teorisi ortaya atılmıştı. Büyük Çökme'nin ilk işaretlerinin gökyüzünde olacağı tahmin ediliyor. 

Uzmanlar, bu sürecin sonunda evrenin kendisinin tek bir büyük ateş topuna dönüşeceğini, tüm canlıların yok olacağını ve zaman ile uzayın tamamen varlıktan silineceğini öne sürüyor.

KARANLIK ENERJİ NEDEN BU KADAR GİZEMLİ?

Evrenin genişlemesini hızlandıran gizemli güç olan karanlık enerji, Büyük Patlama'nın tetiklediği genişleme durduktan hemen sonra uzayın dokusu üzerinde etki etmeye başladığı için bilim insanları için "sorunlu" bir konu.


"SALINCAK" BENZETMESİ
 

space.com sitesindeki örneğe göre bu durum, salıncaktaki bir çocuğu itmeye, durmasını izlemeye ve daha sonra salıncağın hiçbir itme olmadan yeniden hareket etmeye başlamasına benzer. Hatta salıncak giderek daha da hızlı sallanmaya başlar. Araştırmacılar da, salıncaktaki bu hayalet itişin nereden geldiğini ve nasıl ilerleyeceğini çözme telaşındaki ebeveynler gibidir.

Salıncaktaki bu itiş sürerse çocuk çalılıklara fırlayabilir. Uzayda ise, karanlık enerjinin güçlenmesi de kozmosun soğuk ölümüne ve hatta uzayın parçalandığı bir "Büyük Yırtılma" senaryosuna yol açabilir.

Diğer bir alternatif olarak, eğer karanlık enerji zayıflar ve yerçekiminin yeniden hakimiyet kurmasına müsaade ederse, evren kendi üzerine çökebilir ve kainatın, zamanın başlangıcındaki gibi bir tekilliğe sıkıştırıldığı bir "Büyük Çöküş" ile sonuçlanabilir.

PEKİ HİDROJEN BU GİZEMİN ÇÖZÜLMESİNE NASIL KATKIDA BULUNACAK?

"Hidrojen evrendeki en yaygın elementtir ve yıldızların oluştuğu hammaddedir." diyen CHIME ekibi üyelerinden bilim insanı Arnab Chakraborty, "Onun sönük radyo emisyonu, maddenin uzaya nasıl dağıldığını ortaya koyan kozmik bir iz sürücü gibi davranıyor." ifadesini kullandı.

CHIME artık hidrojenin radyo parıltısını tamamen kendi başına haritalandırabileceğini göstermiş durumda ve araştırma ekibi, mevcut CHIME verilerinin yalnızca çok küçük bir kısmını kullanarak bu doğrultuda adımlar atmaya başladı. 

2019 yılına ait 94 gecelik gözlemi kullanan bilim insanları, evren daha 5 milyar yıllıkken bir hidrojen sinyali tespit etmeyi başardı.

Arizona Eyalet Üniversitesi'nden CHIME üyesi Shabbir Shaikh, "Verilerimiz, o dönemde evrendeki hidrojenin kabaca yüzde 2'sinin nötr atomik formda olduğuna işaret ediyor. Bu da diğer ölçümlerle büyük tutarlılık gösteriyor. CHIME, bu hidrojenin nasıl dağıldığını ve kümelendiğini ölçerek, galaksilerin nasıl oluştuğu ve evrimleştiğine dair anlayışımızı test etmemiz için bize yeni bir yol sunuyor." dedi.

CHIME şu ana kadar 7 yıllık veri topladı ve araştırma ekibi bu veriler ışığında, Büyük Patlama'dan sonraki 3 milyar yıla kadar geri dönerek hidrojenin dağılımını incelemeyi umuyor.

Kaynak: Ntv

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…