Trakya'nın geleceği tehlikeye atılıyor
Trakya'da 35 bin hektarlık alan için alınan acele kamulaştırma kararı tepki çekti. Yaşam savunucuları asıl amaçlananın kaya gazı çıkarmak olduğuna dikkat çekerek, kararın iptalini istedi.
HABER MERKEZİ
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) "Trakya Petrol ve Doğalgaz Arama ve Üretim Projesi" kapsamında 35 bin 500 hektarlık taşınmaz için acele kamulaştırılmasına karar verilmesi tepkilere neden oldu. TMMOB Tekirdağ İl Koordinasyon Kurulu ve Trakya Platformu Tekirdağ Yürütme Kurulu, kaya gazı çıkarılmasına yönelik girişimlerin bölgenin tarımsal üretimini, halk sağlığını ve ekolojik dengesini tehdit edebileceği uyarısında bulunarak kararın iptal edilmesini istedi.
TMMOB Tekirdağ İl Koordinasyon Kurulu ve Trakya Platformu Tekirdağ Yürütme Kurulu konuya ilişkin basın açıklaması yaptı. 5 Eylül'de Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırma kararı alındığını anımsatarak "Burada asıl amaçlanan kaya gazı (şeyl gazı) çıkarmaktır" açıklamasını yaptı. Trakya'nın Türkiye'nin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olduğu, Trakya'nın yüzde 82'sinin tarıma elverişli topraklardan oluşan bir ekosisteme sahip olduğu vurgulanarak "Trakya Kalkınma Ajansının verilerine göre Türkiye genelinde ayçiçeği üretiminin yüzde 41, çeltiğin yüzde 44'ü, kanolanın yüzde 61'i, buğdayın yüzde 15'i Trakya Bölgesinde yetişmektedir" vurgusu yapıldı.
SU KAYNAKLARI RİSK ALTINDA
Kaya gazının yerin derinliklerinde şeyl adı verilen ince taneli kayaçların gözeneklerine sıkışmış metan gazı oluşumu olduğu vurgulanan açıklamada "Kaya gazının çıkarılması için hidrolik kırma ve yatay sondaj yöntemleri kullanılır. Kayaya basınçlı sıvı enjekte edilerek çatlaklar oluşturulur ve gazın kuyuya akması sağlanır" denildi. Kaya gazı çıkarmak için açılacak her bir kuyunun 190 ila 380 metreküp su ve kimyasallar kullandığı kaydedilen açıklamada, şöyle devam edildi:
"Bir kaya gazı kuyusunun verimi 15–20 yıl olduğu uzmanlarca bildirilmiştir. Bu sürede arazide yoğun bir araç trafiği olacaktır. Çevredeki tarım, otlak, orman alanları ve yerleşim yerleri toz ve eksoz kirliliği ile aşırı ölçüde kirlenecektir. Trakya'da su kısıtlıdır. Tarım sularının hemen hemen tamamı yeraltı su kaynaklarından sağlanmaktadır. Son yıllarda Trakya'da artan sanayi ve nüfus artışı su talebini artırmıştır. İçme ve kullanma suyu yetersizliği ile karşı karşıya olan bölgede su kaynaklarının kaya gazı çıkarılmasında kullanılması durumunda ciddi sorunlar yaşanacaktır. "
Kaya gazı çıkarılan arazide yoğun tahribatların da oluşacağı vurgulanan açıklamada, toprakların özelliklerini kaybedeceği ve kirleneceği ifade edildi. 15-20 yıllık işletme süresi sonunda bu topraklarda tarım ve hayvancılığın yapılamaz hale geleceği ya da verimlerinin ciddi düşeceği anımsatılan açıklamada, özetle şu ifadelere yer verildi:
"Türkiye'de kaya gazı, çıkarmak çok yönlü sorunlara ve tartışmalara neden olacaktır. Ülkemizde kaya gazı yatakları kurak bölgelerdedir. Küresel iklim değişikliği sürecinde yağış yetersizdir. Yeraltı sularının oluşturduğu boşluklar çökmekte, obruklar oluşmaktadır. Halkın var olması ve aç kalmaması için suyumuzu ve tarım alanlarımızı korumak zorundayız. Kaya gazından elde edilecek gelir, oluşacak tahribat ve su kayıplarını karşılayamaz. Aynı zamanda yüksek basınçlı su ile yapılan kaya çatlatması ve parçalanması yer sarsıntılarına neden olur. Bu durum Trakya'daki faylı arazilerde depremleri tetikleyebilir. İngiltere, Fransa, Almanya ve Bulgaristan gibi ülkeler kaya gazı çıkarılmasını boşuna yasaklamamışlardır. Planlanan kuyuların yardımcı tesisleri, ulaşımın ve atık yönetiminin ortak etkileri yerleşim alanları, su kaynakları ve tarım alanlarıyla ilişkileri göz ardı edilmiştir. Trakya suyu çok kısıtlı olan, yoğun bir tarım alanı ve yerleşim alanı ve de yoğun ve plansız sanayileşme bölgesidir. Suyun yetersiz olduğu, tarım ve yerleşim/sanayi alanlarının yoğun olduğu bölgemizde kaya gazı çıkarılma girişimlerinden sağlanacak gelir, oluşacak ve geri dönüşümü mümkün olmayan nitelikteki zararları karşılayamaz. Tam aksine halkın aç kalmasına, göç etmesine neden olur. Bu nedenle de konuyu rant için değil milletin varlığı ve devamlılığı (üstün kamu yararı) açısından değerlendirmek gerekir.
Sonuç olarak kaya gazı arama ve üretim sürecine ilişkin kararlar, toplum sağlığı, tarımsal verimlilik ile su-çevre üzerindeki etkileri dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Cumhurbaşkanı kararı, vatandaşların Anayasal Mülkiyet Hakkı ile Çevre Hakkı'nı ihlal etmesi nedeniyle Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne, Çevre Yasası'na aykırıdır. Bu karar, Acele Kamulaştırma içeriği yönüyle de Anayasa'ya, Kamulaştırma Yasası ve Danıştay Kararlarına aykırıdır. Bu nedenle bu kararın bir an önce iptal edilmesi gerekir."
KAYA GAZI NEDİR?
Kaya gazı, yerin derinliklerinde şeyl adı verilen ince taneli kayaçların gözeneklerine sıkışmış metan gazı oluşumudur. Klasik doğal gazdan farklı, gazın ayrı ve geçirgen bir rezervuarda toplanması yerine doğrudan düşük geçirgenli kayaçların içinde bulunmasıdır. Kaya gazının çıkarılması için hidrolik kırma ve yatay sondaj yöntemleri kullanılır.
Kaynak: Birgun