İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.085.051 ▲ %0,21
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Latmos Dağları'nda keşfedilen yeni bitki türü 'Latmos Taşkıranı' yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

Ege Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hasan Yıldırım, Latmos Dağları'nda keşfedilen 'Latmos Taşkıranı' adlı yeni bitki türünün, bölgedeki madencilik çalışmaları nedeniyle kritik düzeyde tehlike altında olduğunu belirtti.

BirGün'ün haberine göre, Muğla ile Aydın arasındaki Latmos Dağları'nda 'Latmos Taşkıranı' ismiyle anılan yeni bir bitki türü bilim dünyasına tanıtıldı.

Latmos'un gölgeli granit kaya oyuklarında yetişen bu bitki, ilk kez 2023 yılında doğa gezisi sırasında doğasever Dr. Türker Şengül tarafından fark edildi. 2026'da Ege Üniversitesi (EÜ) Botanik Bahçesi Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım ve doktora öğrencisi Aşkın Öykü Çimen tarafından literatüre kazandırıldı. Bitki ressamı Hazelnas Varol da türün sahada çizimini yaptı. Yeni türe, Dr. Türker Şengül'ün oğlu Alp Şengül'e ithafen 'Saxifraga alpsengulii' adı verildi. Türün Türkçe bilimsel adı ise yaşam alanına atfen 'Latmos Taşkıranı' olarak belirlendi.

Bitkiyi keşfeden Prof. Dr. Hasan Yıldırım, Latmos Taşkıranı'nın gölgelik alanlarda, kaya diplerinde ve küçük mağara kovuklarında yaşadığına dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bitkinin beyazdan altın rengine kadar değişen renklerde çiçekleri var. Karanlıkta mağaranın dışından baktığınızda içinde parlayan çiçekler görülebiliyor. Kuzey Yarımküre'de, Himalayalar'da, Alpler'de yüksek dağlarda yayılış gösteren taşkıranların dünyada 490 türü bulunuyor. Türkiye'de şu ana kadar keşfedilen 24 taşkıran türü vardı, bununla 25 oldu. Bunlardan 5'i ülkemize has endemikler olarak karşımıza çıkıyor. Bitki, Söke, Bafa Gölü'nden Bağarcık denilen alandan Latmos'un içlerine kadar bir yayılış göstermektedir. Tek yıllık bir bitki olup, çok sayıda bireye sahip olmasına rağmen alanı çok geniş olan bir bitki değil. Bu nedenle kritik düzeyde tehlike altında olduğunu söyleyebiliriz. Alanda gerçekleştirilecek maden faaliyetleri bu bitkinin neslini maalesef yok oluşa doğru götürebileceğini düşünmekteyiz. Bu anlamda da bitkinin popülasyonunu koruma çalışmalarının yapılması gerekiyor"

Prof. Dr. Yıldırım, Latmos Bölgesi'nin biyoçeşitlilik ve tarihi açıdan büyük önem taşıdığını belirterek, bölgede çok sayıda endemik bitkinin bulunduğunu ve yeni türlerin art arda keşfedildiğini vurguladı. Yıldırım, "Bölgede çok fazla madencilik çalışmaları yapılıyor. Biyoçeşitlilik ve tarih açısından önemli olan bu bölgenin madencilik faaliyetinin bu derece yüksek olmasının biyoçeşitlilik açısından çok kritik bir noktaya gelinmesine neden olacağını düşünmekteyim. Bölgeye özel olan birçok endemik tür var ve bunların başka yerde yaşam şanslarının olmadığı bir coğrafya. Bu durum popülasyonların ve habitatların bozulmasına neden olarak bu türlerin yok oluş sürecine doğru sürüklenmesine neden oluyor" dedi.

Doğasever Dr. Türker Şengül ise 2023'teki doğa yürüyüşünde kaya altında bitkinin ışıldadığını gördüğünü aktararak, "Yaklaşınca güzel bir çiçek olduğunu gördüm. Daha önce Latmos'a geldiğimde bu bitkiyle karşılaşmamıştım. Birkaç fotoğrafını çektim ve sosyal medyada paylaştım. Prof. Dr. Hasan Yıldırım, türü gördüğüm yerle ilgili detaylı bilgi istedi. Yeni bir tür olacağını söylediğinde çok heyecanlandım, mutlu oldum" diye konuştu.

Haberin devamı için: BirGün

Kaynak: birgun.net

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…